
Ne demeli şimdi,
Bir çiğdemin toprağı yırtışını seyredişim,
Göğe mi dokunmalı, ucuna mi körpe filizin....
*******************************************
Ne ona ne buna dokunarak geldik dünyanın en büyük derbisine....Real Madrid'in ciddi farklı bir galibiyetini bekliyoruz....Napoli gibi sıradan bir takımı 2 sene üstüste lig şampiyonu yapan ve Avrupa Şampiyon Klüpler kupasını sadece Careca ile kazanan Maradona ile kıyaslanabilen Messi'nin zengin Barcelona'sı Madrid deplasmanında.... 10 Nisan Cumartesi akşamı saat 23:00 de.....
Ezelden Madrid'liydik....Şanlı Göztepe'nin madara edip; Atletico'yu tarihinin en güçlü zamanında elediği; tarihinin en büyük başkanı, stada adını verip Barca ve Real 'i dağıtan Vincento Calderon'unun Atletico'sunu değil; Madrid'in diğer takımı REAL'i tuttuk her zaman...
Ünlü yazar ORÇUN KÜNEK'in söylediği gibi :
"atadan, dededen böyle gördük. kim ki real madrid'e laf söyler, o bizim düşmanımızdır. madrid madrid can madrid, ortamı Real Madrid. "
**********************************
Peki bizim kuşağı hasta Real Madrid'li yapan şey neydi?
Sadece tek maç milyonları kazanmaya yetti belki........Bir Monchengladbach rövanşı.....
*******************************
EKŞİSÖZLÜK'ten alıntıdır.....
dışarıda çivi gibi bir ayaz var ancak ben şanslı günümdeyim. ertesi günü yapılacak sınav ertelenmiş ve ben bir çarşamba gecesi uefa kupası 3. tur ilk maçını izlemek için televizyon karşısındayım. çıtır çıtır yanan kuzineli sobanın yanında elimde çayım, keyfim gıcır.
hakemin başlama düdüğü çalsın diye sabırsızlanıyorum. şu seremoni olayına oldum olası kılım zaten. gerçi o günlerde "kıl" lafı moda değil ama maçın başlamasını geciktiren seremoni için o kavramı hissediyorum. bir an önce maç başlasın, top yuvarlansın kalbim küt küt atsın istiyorum. ilk iki turda izlemek için yanıp tutuştuğum ama tek bir kare görüntüsüne rastlayamadığım real madrid kadrosu karşımda dizili.
rakip borussia mönchengladbach. babam her zamanki gibi alman tarafını tutuyor. ben ise bir yıl önceki kupa macerasından dolayı koyu bir real madrid hastası olmuşum.bir yıl önce ne mi olmuş? ne olmamış ki! uefa kupasını müzesine götüren real madrid futbolseverlere öyle bir heyecan yaşatmış ki sormayın gitsin. 1985 mayıs ında oynanan real madrid - videoton finalinin, daha doğrusu final yolunun sarhoşluğu hala üzerimizde. sınıftaki arkadaşlar drazen petroviç, cibona, kerim abdülcabbar, john mcenroe diye tutuşurken biz tanığı olduğumuz uefa kupası sayesinde tastamam bir futbol aşığı olup çıkmışız.diyeceksiniz ki "real yenilgisiz şampiyon mu oldu?"- yok canım. hiç alakası yok!"peki ne oldu oğlum? real madrid kanat oyuncusu osuruğu ile korner bayrağını yaktı, santraforu her maçta hat-trick yaptı, takım bütün maçlarını açık farkla mı kazandı? gol yemeden şampiyon mu oldu?"
- hayır hayır daha farklı. bu öyle başarı hikayesi falan değil, başka birşey.öyle yenilgisiz, eze eze alınmış bir şampiyonluk veya bir maçlık örnek alınası kolu sargılı bir özveri hikayesi değil bu. tam aksi, çilekeşlik, çekişme ve bilinmezlik ile örülmüş bir adrenalin canavarı.beyaz cama yansıyan m gladbach maçında bizi beyaz formalıları tutmaya mecbur bırakan, önceki sene yaptığı 12 uefa kupası maçında wacker'e 2-0, rijeka'ya 3-1, anderlecht'e 3-0, inter'e 2-0, videoton'a 1-0 yenilen madrid'li delikanlıların 1985 mayısında konfetiler eşliğinde kupayı kucaklamasından başka bir şey değildir.bir önceki sezonun bu ateşli, tutkulu takımını bırakıp sırf babam istedi diye mekanik almanlara mı omuz verecektim?
tabii ki hayır. o ne derse desin maçın mutlak favorisi bence ispanyollardı.hem geçen sene aldıkları sonuçlardan gerekli dersleri çıkarmış olmalılar ki bu sezon kupaya daha iyi bir başlangıç yapmışlar ve ilk 4 maçta kalelerinde sadece 1 gol görmüşlerdi. gerçi o maçta aek ya 1-0 yenilmişler ama rövanşta 5-0 ile yunan temsilcisinin hakkını avucuna koymuşlardı. ikinci turda ise chernomorets takımı 2-1 ve 0-0 ile eleyerek klasikleşen deplasmanda yenilme hastalığına da bir son vermiş gibi gözükmüşlerdi. bir önceki sene düşe kalka, kan ile ter ile kupayı kazanan madrid için artık şov zamanıydı. her maç kazanılmalı, her pozisyon yürek hoplatmalıydı.maç düdüğü ile birlikte taraflar ilk toplarla şöyle bir kendi alanlarını harmanladılar ve rakibi tarttılar. real can simidi olan deplasman golünü bu defa erken bulmak istiyor gibiydi. bir iki hızlı atak ve fantastik paslaşma sonuç getirmedi. ve ne yazık ki real madrid in gol atma iştahı toplam 10 -15 dakika sürdü. bu fevri hareketlerden rakibin derdini anlayan alman ekibi de atletik oyuncuları ile işlettiği makina düzeniyle maça ağırlığını koymaya başladı.
ilk yarım saat 0-0 geçilmişti ama alman patentli gol pek de uzak görünmüyordu. zira madrid liler iyice sıkışmış ve rakibin kalesini bile yoklayamaz olmuştu. yine de ispanyolların bir kıvılcım ile aniden parlaması ve rakibi şoke etmesi mümkündü. ya da ben öyle düşünmek istiyordum.hemen sonra da belli oldu ki bu benim hüsn-ü kuruntum imiş. zira mill in kaydettiği golle m gladbach önce 1-0 ı yakalamış, ardından 40. dakikada eli ayağı dolaşan salguero kendi ağlarını sarsmıştı. koşturmaca ve paniğin önüne hakemin ilk yarıyı bitiren düdüğü girdi. 2-0.
ikinci yarıdan ümidimi kesmemiştim. atılacak bir gol ispanya da kesin turu getirirdi. bir yıl önce aldığı her yenilginin altından kalkan boğalar için 2-1 aşılması zor bir skor olmazdı.ancak ispanyol ekibi 2. yarıya aynı tas aynı hamam çıktı. hani o günleri görmemiş olsak şimdinin zico suna tigana sına "aman efendim oyuna müdahalede geç kalıyor, eskiden teknik adam kükredi mi yer yerinden oynar takım şaha kalkardı" muhabbetlerine pabuç bırakacağım ama nerde?
adam bir yıl önce kupayı kaldırmış olmanın doygunluğu ile olsa gerek topçularını fırçalamamış bile.zaten bizim söylenmelerimize gerek kalmadan rahn da gereğini yaptı ve 4 dakika ara ile attığı 2 golle durumu 4-0 yaptı. 69. dakikada omuzları dik, çorapları düşük frankenstein kılıklı gordillo nun geriden çıkıp attığı gol ise almanlara sivrisinek vızıltısı idi. lienen de biraz sonra kendilerine kibarca sordu "efendim duyamadım?"-5-1!.....
RÖVANŞ....(Yine EKŞİSÖZLÜK'DEN ALINTIDIR...)
real madrid sahaya ochotorena, san josé, salguero, maceda, camacho, juanito, gallego, míchel, butragueño, santillana, valdano onbiri ile çıktı.
ilk maçta alınan hezimete rağmen tribünler tıklım tıklımdı. "belki topluca yönetimi istifaya davet için gelmişlerdir" diyoruz ama birader 95 bin kişi de bu iş için biraz lüks değil mi? hem söylenen şarkıların bestesi hiç de sinkaf tonunda değil. kulağa hoş gelen, bildiğin tezahürat yapıyor adamlar.
şarkıların birinci kuplesi henüz bitmemişti ki 5. dakikada arjantin'li solaçık valdano ispanyol seyircileri dürtükleyen golü attı. tribünler bu golle birlikte sanki 5-1 in altından kalkacak gibi şarkılarla, davullarla, kükremelerle almanlara iyice gözdağı vermeye başladı. bu koro ve cehennem ortamında valdano'nun ikinci golü gecikmedi: dakika 17, durum 2-0. maçın bitmesine daha 73 dakika gibi uzunca bir süre vardı. ancak bu fırtına giriş ilk yarıda skoru artırmaya yetmiyor, ilk yarı, tıpkı almanya'daki maçta olduğu gibi 2-0 bitiyordu.
tabii bu defa madrid lehine. şimdilik maçın gidişatı itibarıyle herşey eşit gibi görünüyordu ama futboldu bu, belli olmazdı.ikinci yarıda real madrid'in ateşli atakları almanları bunalttıkça bunalttı ama maçın 77. dakikasına kadar, hızla akan kronometreye inat, skor tabelası 2-0'da takıldı kaldı. dakikalar gol atanın kahraman olacağı kadar ilerlemişti. ancak madrid'in yeterince kahramanı vardı ve yeni kahramanlar yaratmaya hiç gerek yoktu. bu anda sahne alan ispanyolların harika çocuğu santillana durumu 3-0 yapan golü yazıverdi. artık ispanyollar dalga dalga geliyordu. gelişen her atak almanların tutuşan eteklerini biraz daha körüklüyor, mekanik takımın tepesinden dumanlar çıkıyordu.biz olasılıkları tartışırken dakikalar da 80'i bulmuştu.
o sırada madrid'in bulacağı bir gol maçı 4-0'a taşıyacak ve bir mucize daha gerçek olacaktı. ama bu futbol ilahları için yeterli bir son olur muydu? tabii ki de hayır. buraya kadar geldikten sonra sıradan bir bitiş sözkonusu olamazdı. olmuşken "creme de la creme" olmalıydı. olayı abartacak, patlatacak, hafızalara kazıyacak bir foto finiş gerekliydi.hmm dur bakalım bu nasıl olabilirdi? mesela son golü kim atmalıydı? tabii ki efsane takımın efsane ismi santillana. o varken bu iş başkasına düşmezdi. tamam golcüyü bulduk. peki kaç tane atsın? mesela son 10 dakikada 3 gol atsa iyi mi olurdu? 6-0 mesela?

yok, yok. o zaman olay basitleşirdi. "rahat maç olmuş canım" gibi laflar bu maç için söylenemezdi, söylenmemeliydi. iyi orada da anlaştık, bir gol kafi.ya gol dakikası? futbolda en dramatik gol son saniyede gelendir. mesaj alındı.o halde senaryoyu toparlayalım: tur için gerekli "tek" golü "son saniye" de santillana atmalıydı. ne bir gol eksik ne bir gol fazla. ne bir dakika önce, ne bir dakika sonra. ayrıca erken gelen bir gol almanlar'ı uyandırıp 4-1'i bulmalarına neden olurdu ki bu futbol adına herşeyi berbat ederdi. "real salladı ama yıkamadı" pöh... çok sıradan...çare yok, 10 dakika daha beklemeliydi...tik tak, tik tak...futbol tanrıları bu heyecanlı bekleyişe razıysa seyirci haydi haydi razıydı. işte 10 dakika da geçti zaten. kronometre 90'ı buldu.top m'gladbach ceza alanı civarında.. nefesler tutulmuş, herkes ayakta.ve evet.. işte geliyor. oğlum santillana, haydi santillana, yavrum santillana...
maçın 90. dakikasında bir kez daha sahne alan harika çocuk, mezbahanın giriş kapısında boğanın boynundaki ipi çözüp çayırlara salmıştı. borazanlar çalıyor, ispanyolların davullu şişko amigosu gözyaşları içinde yırtılırcasına bağırıyor, çırpınıyor, davulu patlatmak için vargücüyle vuruyordu tokmağı... ter, gözyaşı, sevinç, hayal kırıklığı... çimlerin üzerinde donuk almanlar, kudurmuş gibi sevinen ispanyollara bakıyorlardı ama birşey görmedikleri belliydi.
kabustan uyanan madrid sakinleri sonraki turlarda xamax'a 2-0, inter'e 3-1, köln'e 2-0 yenilmesine rağmen rakiplerini 3-0, 5-1 ve 5-1 ile geride bırakarak uefa kupasını bir kez daha müzesine götürüyordu.iki yıl içerisinde yapılan 24 uefa kupası maçında alınan 10 yenilgi ve yenilen 26 gole rağmen ardı ardına kazanılmış ikinci uefa kupasıydı bu.
****************************
Ve bu gece bizim kuşağın (1970-1977 arası diyebiliriz) Real Madrid'li olmasına yetiyor ve artıyordu...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder